Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA
Uncategorized

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Hazırlık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 157

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Hazırlık Ders Kitabı Sayfa 157 Cevapları Meb Yayınları‘na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Hazırlık Ders Kitabı Cevapları Sayfa 157

İnciye baktığında neler giymiş olduklarım da görüyordu. Juana yenilikten kaskatı duran şalına sarınmış, yeni bir etek giymişti. Kino onun uzun etekliğinin altından ayağında ayakkabı olduğunu da görebiliyordu. Bunların hepsini incinin üstünde, orada beliren resimde görüyordu. Kendisi bembeyaz yeni elbiseler giymişti. Elinde yepyeni bir şapka tutuyordu. Bu defaki hasır değil kaliteli bir fötrdü. O da ayakkabı giymişti; sandalet değil bağcıklı ayakkabılar. Ama asıl Coyotito görülmeye değerdi. Amerikan malı mavi bir denizci elbisesi giymişti. Başında Kino’nun Körfez’i ziyaret eden o süslü teknede gördüğü yatçı keplerinden vardı. Kino ışıltılı incinin içinde bunların hepsini görmüştü. “Yeni elbiseler alacağız,” dedi. İncinin müziği bir borazan korosu halinde kulaklarında yankılandı. Sonra incinin o güzelim gri ışıklı yüzeyine Kino’nun küçük istekleri sıralandı: Kino geçen yıl kaybettiği zıpkının yerine yenisini istiyordu. Ucunda halkası olan, demir bir zıpkın… İncinin ezgisi Kino’nun içinde gitgide bir zafer çığlığına dönüşüyordu. Juana başını kaldırıp ona baktı. Kino’nun cesareti ve hayal gücü karşısında gözleri şaşkınlıkla irileşmişti. Artık sınırlar aşıldığından sanki müthiş bir güce kavuşmuş gibiydi. Kino incinin içinde Coyotito’nun bir okul sırasında oturduğunu gördü. Sınıfın içi tıpkı Kino’nun bir gün bir kapı aralığından gördüğü gibiydi. Coyotito ceket giymiş, beyaz yaka ve geniş, ipekli bir boyunbağı takmıştı. Dahası Coyotito kocaman bir sayfanın üstüne bir şeyler yazmakla meşguldü. Kino vahşi gözlerle komşuları süzdü. “Oğlum okula gidecek” dedi. Komşular sus pus oldular. Juana birden nefesini tuttu. Kocasını seyrederken gözleri parlamıştı. Bütün bunların bir gün sahiden gerçekleşebileceği düşüncesiyle eğilip kucağındaki Coyotito’ya baktı. Kino’nun yüzü gelecekten haber verir gibi aydınlanmıştı. “Oğlum okumayı öğrenecek, bütün o kitapları okuyacak. Oğlum yazmayı öğrenecek ve yazacak. Oğlum sayıları öğrenecek. Bütün bunlar bizi özgür kılacak, çünkü o bilgilenmiş olacak, bizler de ondan öğreneceğiz” Kino incinin yüzeyine baktığında, saz kulübenin içinde küçük ateşin başında Juana’yla birlikte oturduklarını gördü. Coyotito’nun kocaman kitaptan okuduklarını dinliyorlardı. “İnci bütün bunların olmasını sağlayacak” dedi Kino. Ömründe hiç bu kadar çok konuşmamıştı. Fazla ileri gitmiş olmaktan korktu birden. Avcunu kapatıp incinin ışığını kesti. İstemeden büyük konuşan herkes gibi korkuya kapılmıştı Kino. Komşular bir mucizeye tanıklık ettiklerine artık iyice inanmışlardı. Bundan böyle Kino’nun incisi bir tarihin başlangıcı olacaktı. Yıllar sonra bile şu dakikaları anlatıp duracaklardı. Olayın üstünden aylar, yıllar geçtiğinde, Ki- no’nun yüzündeki ifadeyi, söylediği sözleri, gözlerindeki parıltıyı tekrarlayıp duracaklar ve şöyle diyeceklerdi: “Birdenbire bambaşka bir insan oldu. Üstüne bir güç gelmişti. Her şey o gün başladı. Sonra da bildiğiniz gibi büyük adam oldu. Ben hepsini gözlerimle gördüm” Kendi ve ailesi ile ilgili hayaller kuran Kino, incinin komşularında uyandırdığı kıskançlığı göremez. Kasaba halkı gibi incinin varlığını öğrenen doktor, akşama doğru kulübeye gelir, Kino sabah kapısına geldiğinde evde olmadığı için üzgün olduğunu belirterek bebeği muayene eder. Gece yatarlarken Kino eve giren bir yabancının saldırısına uğrar ve başından yaralanır. Juana bunu incinin uğursuzluğuna yorar ve ailenin iyiliği için Kino’ya inciyi yok etmesini söyler. Kino inciyi satacağı için Juananın önerisini reddeder. Sabahleyin inci tüccarları Kino’ya bu kocaman inci için düşük bir fiyat verince Kino inciyi başkentte satmaya karar verir. O günün akşamı Kino kulübesinin önünde saldırıya uğrar. Yatmalarından bir süre sonra karısını yanında göremeyen Kino dışarı çıkınca Juananın inciyi denize atmak üzere olduğunu görür. İnciyi elinden alır. Bu sırada yabancı birinin saldırısına uğrar, adamı etkisiz hâle getirir ancak inciyi boğuşma sırasında kaybeder. Kocasının yanına koşan Juana yerdeki inciyi fark eder ve kocasına verir. Artık buradan ayrılmaları şart olmuştur. Kanoya binip gideceklerdir ama kanonun dibinin birileri tarafından delindiğini görürler. Bu sırada evlerinin ateşe verildiğini fark ederler. Geceleyin kuzeye doğru yola çıkarlar. Bir süre arkalarında iz bırakmadan yürüdükten sonra peşlerindeki iki yaya bir atlı üç kişilik iz sürücü takımını fark ederler. Çok dikkatli olmalarına karşın onları atlatamazlar. Bir gece kayalıklardaki bir mağarada saklanırken iz sürücülerin hemen aşağılarında kamp yaptıklarını fark eden Kino onları öldürmeye karar verir. Mağara tarafından gelen gürültünün çakal sesi olabileceğini tahmin eden iz sürücüler, o tarafa doğru ateş ederken Kino üçünü de öldürür. O sırada Juana’nın çığlığını duyar. İz sürücülerin attığı kurşun bebeğe isabet etmiştir.

  • Cevap:

9. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Hazırlık Ders Kitabı Sayfa 157 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap

** Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!