Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 81

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 81 Cevapları Meb Yayınları‘na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 81

Aşağıdaki metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız.

Dilimizin Gelişiminde Şairlerimiz

Dilimizin elçileri olan şairler, Türkçemizle ilgili kimi zaman karamsar kimi zaman onu yüceltici birçok şiir yazmış kimi zaman da Türkçemizin ifade gücünün en güzel örneklerini vermişlerdir.
On dördüncü yüzyılda Âşık Paşa, meşhur eseri Garipname’de yer alan bir şiirinde Türkçeye olan ilgisizlikten yakınmıştır.

On beşinci yüzyılda Türkçe, sadece şairlerin değil daha önce Karamanoğlu Mehmet Beyde olduğu gibi dönemin devlet adamlarının da gündemindeydi. Bu sefer Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethedince bu gururu Göktürk ve Uygur alfabeleriyle Türkçe yazdırdığı fetihnamelerle paylaşmıştı.

Sadece on altıncı yüzyılın değil edebiyat tarihimizin en büyük şairlerinden Fuzûlî, Türkçe Divanı’nın yanı sıra Arapça ve Farsça divanlarına sahiptir. Çoğu insan onu mensubu olduğu divan şiiri geleneğinden dolayı Arapça ve Farsça sözcükleri fazlaca kullanır olarak bilir. Hâlbuki yazdığı rubaide günümüz Türkçesiyle “Ey, Arap, Acem ve Türk milletlerine feyiz veren Allah’ım! Sen, Arap kavmini dünyanın en fasih konuşan milleti yaptın! Acem fasihlerinin ise sözlerini, İsa nefesi gibi, cana can katan bir güzelliğe ulaştırdın! Ben Türküm ve Türkçe söylemek istiyorum! Allah’ım, benden iltifatını esirgeme!” şeklinde dua etmektedir.

On altıncı yüzyıldan itibaren Köroğlu, Dadaloğlu ve Karacaoğlan gibi Türkçemizin yürekli ozanları ortaya çıktı. Söyledikleri koşmalarıyla semaileriyle Türkçenin tertemiz anlatım gücüyle halkın gönlünde taht kurdular.

Tanzimat Dönemi’yle birlikte Türkçede yeni bir uyanış başladı. Her ne kadar şiirlerini topladığı kitabına Arapça sözcüklerden oluşan Müntehabat-ı Eşâr ismini verse de Şinasi, bu kitaptaki bazı şiirlerinin altına “safi Türkçe” notunu düşmeyi ihmal etmez.

Millî Edebiyat Dönemi şairlerinden Mehmet Emin Yurdakul’un bilinçli dil sevgisi ise yabancı kelimelerin istilasından kurtulmasını arzu ettiği Türkçemiz üzerinedir. “Bakın bizim öz Türkçemiz ne hoş dil Onun her bir nağmesi Gökten gelen hitâb gibi sâf sesi Ne bülbüle ne tutuya eş değil”
1911 yılında Yeni Lisan hareketi ile Ziya Gökalp ve arkadaşları dilde sadeleşmeyi savunurken bu amaçlarına uygun şiirler de yazarlar. Ziya Gökalp’in Kendine Doğru adlı şiiri, onun yabancı kökenli kelimelere karşı kararlı duruşunun ve öz Türkçeye dönüşün bir ifadesidir:

“Başka dile uymaz annenin sesi Her sözün ararsan vardır Türkçesi”
dizeleri, toplumun dilde kendini bulması gerektiğini anlatır. Ardından gelen ve edebiyatımızda “Beş Hececiler” olarak bilinen şairler de şiir sanatında yeni bir dil ve söyleyiş ortaya koyarlar. Cumhuriyet Dönemi şairlerinin “Türkçe sevgisi” ve “ana dili” bilincini edinmelerinde başvurulan bir ilham kaynağı Fazıl Hüsnü Dağlarcadır. Şair, pek çok şiirinde olduğu gibi Türkçe Katında Yaşamak adlı şiirinde de bir Türkçe sevdalısı olduğunu gösterir. Aynı şiirin son bölümünde Türkçemizi sonsuza kadar yaşatılması gereken kutsal bir değer olarak görür:

  • Cevap: Bu sayfada herhangi bir soru bulunmamaktadır.

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 81 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap

** Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!