Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 395

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 395 Cevapları Meb Yayınları‘na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 395

Metni okuyunuz. Aşağıdaki soruları okuduğunuz metin çerçevesinde cevaplayınız. (Metin, aslına sadık kalınarak alınmıştır.)

Efsuncu Baba

Pederi Nasrullah Efendinin konağında kimyahanesi ve gece gündüz işler kimyagerleri vardı. Hazırlanış şekilleri ve bileşimleri büyük sır sayılan değerli taşlar eritilir, alaşımlar yapılır, potalara dökülürdü.
Nasrullah Efendi altın bileşimi ile her derde deva olan ve insan ömrünü sonsuza kadar uzatan “şimşirik taşını” yahut “Büyük İksiri” bulmaya uğraşıyordu. Sırrın korunması için yeraltı mahzenlerinde çalışan kimyagerlerin sakalları ağrıyor, senelerden beri ocaklar yanıyor, potalar kaynıyor, Efendinin bu sır taşları durmayıp çalışıyorlar, fakat ne altın imal edilebiliyor, ne de her derde deva “Büyük İksir” bulunuyordu. Kimyacılar pek uzun senelerle süren bu başarısızlıklarından yılmayarak ve araştırma usullerini değiştirmeyerek aynı tarzdaki uğraşlarına devam ediyorlar. Daima Hintli bir dervişin kerameti ağzından işletilen düzenekler, eski kitaplarda görülmüş bilmece tarzı bileşim esasları üzerine gidiyorlar.
Doğudan, batıdan, güneyden sırtları pöstekili, elleri teberli, lüle lüle uzun kirli saçlı gezginler gelerek Nasrullah Efendinin evinde konaklıyorlar. Dağarcıklarından, keşküllerinden çıkardıkları kuru bitkileri, iksirleri, değerli taşları, tozları, hediyeleri, altından pahalı değiştokuşlarla ev sahibine güya bağışlıyorlar. Potalar altından değerli kimyasallarla doluyor. Fakat mümkün değil altının bileşim sırrına erilemiyordu.
Nasrullah Efendi’nin hemen hemen ümitsizliğe düşeceği sıralar oluyor, lakin yine de dünyanın bir ucundan omuzları ceylan derili, cezbeli, salkım saçak, keramet ve sır dolu bir derviş meydana çıkıyor, yeni bir şevk ve gayretle işe başlayacak açıklamalarda bulunuyor.
Bu çeşit kimya ile uğraşanlara göre madenler, cevher maden ve ham maden olarak ikiye ayrılır.
Cevher maden ısıyla temel özelliklerini kaybetmeyenler, ham maden yahut madene benzer ise ısıyla özellikleri değişenlerdir. Ham maden cevher madenle temas ederek gelişebilir. Bu iki türe ait madenlerin hepsi de aynı esaslara göre oluşmuş bileşik cisimlerdir. Her maden, madenlerin en asili olan altından -onların fikirlerince- içerdiği kükürt ile cıvanın üzerine yapılan işlem ile mümkün olabilir.
İkinci usul de madenleri tamamen altına boyamaktır. İşte bu yolla altın tozu bulunduktan sonra “ik- sir-i azam” keşfolunacaktır. Derviş Cebeli’ye göre yetmiş bin türlü bitkinin içinde yalnız bir çeşit ot vardır. Zaten bitkiler, madenin büyüyebilir hale gelmiş cinsidir. Aslında hepsi birdir. Bu ot topraktan altınözünü süzüp emerek yetişir. Sıcak ve ılıman bölgelerde bulunur. Fakat asıl büyüyüp geliştiği yer Bezm-i Elest Dağında Hüthüt Yaylasıdır. Türlü renk ve şekilde yetiştiğinden kerametle bulunabilir. Fakat bu Bezm-i Elest Dağı, Asya kıtasının neresindedir? Derviş’in bu coğrafî açıklaması pek karışıktır, içinden çıkılmaz.
(…)
Hüseyin Rahmi Gürpınar

Kelime Dağarcığı:
pösteki: Koyun, keçi postu. teber: Dervişlerin baltası. dağarcık: Meşin torba. keşkül: Dilenci çanağı. cezbeli: Bir inanç ile aşırı ölçüde kendinden geçme hâli.

  • Cevap: Bu sayfada herhangi bir soru bulunmamaktadır.

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 395 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap

** Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!