Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 371

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 371 Cevapları Meb Yayınları‘na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 371

Metni okuyunuz. Aşağıdaki soruları okuduğunuz metin çerçevesinde cevaplayınız. (Metin, aslına sadık kalınarak alınmıştır.)

Yaban

(…)
Buraya geldiğim günden beri beni işgal eden en önemli, en büyük şey, Mehmet Ali’nin evindekiler- den başlayarak köylüleri kendime alıştırmak, ısındırmak olmuştur. Lâkin şimdiye kadar -işte buradaki yaşantımın bu sekizinci ayıdır- hâlâ küçük İsmail’le Mehmet Ali’nin anası Zeynep Kadından başka birisinde muvaffak olduğumu sanmıyorum.
Gerçi, köylülerden çoğuyla ahbapça konuşuyoruz. Ağaç altı, çeşme başı, dere boyu ve kahve arkadaşlığı ediyoruz. Lâkin, öyle derinliği olmayan, o kadar gevşek bir ahbaplık ki, görüyorum, ne onları ben, ne onlar beni tatmin ediyor. Hepsi benim yanıma yürekleri, kafaları gibi kalın sargılarla bağlanmış olarak geliyorlar. Ve bahislerimiz hep topraktan, havadan, zamandan yakınmaktır. Esasen, Mehmet Ali’nin anasıyla da bundan başka bir şey konuşmuyoruz.
(…)
Bir akşam yatsı ezanından önce, muhtar benim kapımı vurdu:
– Efendi, efendi, sana kasabadan bir (acans) getirdim. Al oku, dedi.
– Nasıl, iyi bir haber mi?
– Al oku; çok iyi diyeler. Savaşı kazanmışız.
Ellerim titreyerek, kirli buruşuk kâğıt parçasını lambaya doğru uzatıyorum. İkinci İnönü Zaferi… Yüreğim ağzıma geldi. Bir şiir parçası okuyormuşum gibi ajansın satırlarını içimde terennüm ediyorum. Döndüm:
– Gördün mü? diyecek oldum, lâkin muhtar kağıdı bırakıp namaza koşmuştu. Sevincim içimde tıkandı kaldı. Büyük felaket anlarında olduğu gibi, büyük sevinç günlerinde de duygularımızı başkalarıyla paylaşmak bizim için bir derin ihtiyaçtır. Umutsuzlukla, ne yapacağımı bilmiyerek Süleyman’a dönüyorum.
– Gördün mü? Bizimkiler düşmana bir iyi dayak atmışlar.
Süleyman, bu sözden bir şey anlamaksızın sırıtarak yüzüme bakıyor.
İşte, bir kış, koca bir kış böyle geçti. Ben bütün varlığımla hep cephede yaşadığım için bu mevsimin ağır yeknesaklığı omuzlarım üstüne pek çökmedi. Ordunun, Anadolu ordusunun genel bir taarruza geçeceği söylentileri günden güne kuvvet buluyor. Memleketin hemen bütün gazetelerinde bu bekleniyor, bunun sözü oluyor.
(…)
Anadolu halkının bir ruhu vardı; nüfuz edemedin. Bir kafası vardı; aydınlatamadın. Bir vücudu vardı; besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı; işletemedin. (…) O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabani ot gibi bitti. Şimdi elinde orak, buraya hasada gelmişsin! Ne ektin ki, ne biçeceksin?
(…)
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban

Kelime Dağarcığı: yeknesak: Tekdüze.

  • Cevap: Bu sayfada herhangi bir soru bulunmamaktadır.

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 371 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap

** Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!