Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA
10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 145

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 145 Cevapları Meb Yayınları‘na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz.

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Cevapları Sayfa 145

Metni okuyunuz. Aşağıdaki soruları okuduğunuz metin çerçevesinde cevaplayınız. (Metin, aslına sadık kalınarak alınmıştır.)

Yılda Bir…

Oluktan hiç un akmıyordu; aralarında buğday tanesi kalmayan değirmen taşları birbirine çarparak çok gürültü yapıyor, kıvılcımlar fırlatıyordu.
Zaten akşam olmuş, harap bacanın üzerine yuva kuran leylekler çoktan yerlerine dönerek gagalarını vurmaya başlamıştı. îki dağ arasına sıkışmış sulak arazinin ufacık sinekler titreyen durgun havasında bu koca kuşların şamatası değirmen ve su gürültüsünü susturarak bir hamam aksiyle taşlara çarpıyor; kulakları sabunlanmış bir adamın duyduğu uzak, fakat korkulu bir uğultu üzerinden yuvarlanan bir bakır tas gibi uzaklara koşuyordu.
Burası köylerden hayli içeride bir su değirmeniydi. Güneş sırtın arkasındaki boşluğa gömülünce sular kararır; yalnız yüksek kavakların dumanlı tepelerinde yapraklar birer renkli fener gibi bir müddet aydınlık kalırdı. Sonra onlar da söner; bu dar, rutubetli yer bir hamam gibi en ufak sadayı genişleten, büyülten bir kabiliyetle sabaha kadar yatağından taşan derenin şakırtısını dinlerdi.
(…)
Elif, pencerelerden birinin kenarına oturmuş, odanın ortasındaki kırık tahta altından suyun uğultulu ve köpüklü akıntısını seyrediyordu. Bekir, kolları sıvalı, başı açık, dünden dolan un çuvallarını köşeye sıralıyor, bunu sonra kadının altın bakışları karşısında işsiz kalıp sıkılmamak için gayet ağır yapıyordu.
(…)
Bir gün güneş çıktı, haftalarca, fasılasız, bulutlardan kurtuldu. Ova yeşilleniyor; sıcaklar başlıyordu. Komşu çiftliklere kafile kafile orakçılar gidiyor, Bekir, bunların geçtiğini gördükçe “Yaklaştı, gelecek” diyordu.
Hemen gece gündüz hiç tepelerden aşağı inmiyor, değirmende işleri olan kocakarılar bunun ansızın dışarıya koşup uzaklara baktığını gördükçe şaşıyorlar “Delirecek!” diye düşünüyorlardı.
Bir gece sesler duydu, yerinden fırladı. Köpekler haykırıyordu. Şüphesiz gelmişlerdi.
Kapıyı usulca açtı çıplak ayak yürüdü. Karanlığa sokulan gözleri birçok oynak gölgeler fark edinceye kadar uzaklarda dolaştı. Başıboş köpeklerden korkuyordu; yoksa şimdiden oraya giderdi.
Ertesi gün Elif geldi, yine pencerelere oturdular; yeniden başlar gibi birbirlerine uzun uzun baktılar.
(…)
Ertesi yıl, Bekir yine dönen çadırlara sokulduğu zaman Elife rast gelmedi. Merakla sordu. Çeribaşı kayıtsız cevap verdi:
“Ha o mu? Kasabada kaldı, kötüledi.”
Sonra ayakta işsiz duran ihtiyar, pek ihtiyar bir kadına haykırdı:
“Keziban Nine, çuvalları eşeğe sırtla da değirmene çek götürüver!…”
Refik Halid KARAY, Memleket Hikâyeleri
Kelime Dağarcığı:
avdet: Dönüş. fasıla: Ara. orakçı: Ücret karşılığı ekin biçen kimse.

  • Cevap: Bu sayfada herhangi bir soru bulunmamaktadır.

10. Sınıf Meb Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Beceri Temelli Etkinlik Kitabı Sayfa 145 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
happy
0
clap
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap

** Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!