Kitap Cevapları TIKLA
Soru Sor TIKLA
10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Cevapları

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Tımar Sistemi ve Tımarlı Sipahiler Cevapları

10. Sınıf Tarih Ders Kitabı İlke Yayınları 3. Ünite Devletleşme Sürecinde Savaşçılar ve Askerler Sayfa 78, 79, 80  Tımar Sistemi ve Tımarlı Sipahiler Etkinlik Soruları ve Cevapları

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Tımar Sistemi ve Tımarlı Sipahiler Cevapları

Tımar Sistemi ve Tımarlı Sipahiler

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 78 Cevabı

Daha önceki Türk İslam devletlerinde uygulanan ikta sistemi ve bu sistemin devlete kazanımları hakkında da neler biliyorsunuz? Açıklayınız.

  • Cevap: İkta sistemi nedir:  İkta sistemi, İslam devletlerinde bir kişinin mülkiyetinde olmayıp mülkiyeti devlete, kullanım hakkı ikta sahibi denilen şahıslara ait olan toprakların vergilerinin veya gelirlerinin asker veya sivil erkana hizmet ve maaşlarına karşılık verilmesi olarak tanımlanır. Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçuklularında uygulanmış daha
    sonra Osmanlı devletinde tımar sistemi olarak devam etmiştir.

İkta sisteminin faydaları nelerdir?
1 – Bütçeden para ayırmadan asker yetiştirmiş.
2- Ülkedeki otoritenin güçlenmesini,
3- Osmanlı Devleti tarım arazilerinin sürekli işlenmesini sağlamışlardır.
4- Devletin maaş yükü azalmıştır.
5- Toprak gelirleriyle memur maaşları karşılanmış ve iktalarda savaşa hazır askerler yetiştirilmiştir.
6- Üretim kontrol altına alınarak artırılmıştır.
7- Taşrada devlet otoritesi sağlanmıştır.
8- Göçebe Türkmenlerin yerleşik hayata geçmesi sağlanmıştır.

TIMAR SİSTEMİ VE ÖZELLİKLERİ CEVAPLARI

Osmanlı toplumu sosyal bakımdan yönetenler (askerîler) ve yönetilenler (reaya) olmak üzere ikiye ayrılırdı. Ancak sınıf ayrımı söz konusu değildi. Devlete hizmet karşılığı reayadan askerî sınıfa geçmek mümkündü. Yönetenler (askerî) sınıfı ilmiye, seyfiye ve kalemiyeden oluşurdu. Yönetilenler (reaya) ise askerî sınıfın dışında kalan köylüler, şehirliler ve konar-göçerlerdi. Reayanın askerî sınıftan tek farkı, devlete vergi ödemesiydi. Osmanlı Devleti’nde reaya, Müslim ve gayrimüslimlerden oluşurdu. Bunlardan gelirlerine göre çeşitli vergiler alınırdı.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 79 Cevabı

TIMAR SİSTEMİ
Tımar, devlet görevlilerine hizmetleri karşılığında, belli bir bölgenin vergi toplama yetkisinin devredilmesi anlamına gelmektedir. Geçimlik anlamına gelen dirlik terimi, tımar ile eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Tımar yoluyla kâtipler, dinî görevliler, kadılar vb. sivil görevlilere maaşları karşılığında gelir tahsisleri yapılmasına rağmen, genel uygulamada, asıl amacın seferler için asker beslemek olduğu söylenebilir. Tımar sistemi, yalnızca askerî ihtiyaçları düzenlemekle kalmamış, eyalet idaresinin yanı sıra devletin ekonomik, sosyal ve zirai politikalarını da büyük ölçüde şekillendirmiştir. Tımarlı sipahiler, tasarruf etmekte oldukları tımarın geliri düzeyinde ve belirlenen kurallar dâhilinde seferlere katılmak mecburiyetindeydiler. Sefer mevsimi başladığında -bu genelde mart veya nisan aylarıdır çeri başları bir zeametteki sipahileri toplayarak subaşına katılmakta, subaşılar da bir araya gelerek sancak beyinin etrafında toplanmaktadır. Beylerbeyi de sancaklardan toplanan sipahi birliklerini bir araya getirerek padişahın ordusuna katılmak üzere toplanma yerine gitmektedir.

Tımar sisteminin Osmanlı Devleti için sağladığı faydaları aşağıdaki tabloya yazınız.

  • Cevap:

İdari:  Bölgenin güvenliği sağlanır. Ülke bayındır (imar) hale getirilir.
Askeri: Devlete yük olmadan asker yetiştirilir, askerlik masrafları azalır. Sürekli hazır ordunun bulunmasını sağladı.
Ekonomik:  Vergiler düzenli olarak toplanır. Toprak sürekli ekip-biçildiği için üretimin devamlılığı sağlanmış olur.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 80  Cevabı

TIMARLI SİPAHİLER CEVAPLARI

Tımarlı sipahiler (Görsel 3.6), Osmanlı ordusunun en önemli ve en kalabalık atlı kuvvetleri idi. Tımar sahiplerinin vergi gelirine göre beslemek zorunda oldukları bu atlı askerlere “cebelü” de denirdi. Tımarlı sipahileri, has, zeamet ve tımar sahipleri besledikleri için devlete ekonomik yönden yük olmazlardı. Devletten maaş almaz, ganimet elde etmezlerdi. Tımarlı sipahiler bağlı bulunduğu bölgede reayadan vergileri toplarlardı. Tımarlı sipahilerin yıllık gelirleri, hizmet kıdemlerine göre bin ile yirmi bin akçe arasında olurdu. Tımarlı sipahiler, Türk ve Müslümanlardan oluşurdu.

10. Sınıf İlke Yayınları Tarih Ders Kitabı Sayfa 78, 79, 80 Cevabı ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz.

☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
1
clap
0
happy
0
love
0
confused
0
sad
0
unlike
0
angry

Yorum Yap

** Yorumun incelendikten sonra yayımlanacak!